ANKSİYETE VE PANİK BOZUKLUK


Anksiyete Bozuklukları
Anksiyete bozuklukları, aşırı kaygı, korku ve endişe duygularını içeren bir grup psikiyatrik bozukluğu kapsar. DSM-5, anksiyete bozukluklarını aşağıdaki alt türlerde sınıflandırır:

Panik Bozukluk: Panik ataklarının tekrarlı olduğu bir bozukluk. Panik ataklar, ani ve yoğun korku nöbetleri ile karakterizedir. Bu ataklar sırasında kişinin kontrolünü kaybettiği ve fizyolojik semptomlar yaşadığı gözlenir.

Sosyal Anksiyete Bozukluğu: Sosyal durumlarda yoğun kaygı hissi ile karakterizedir. Sosyal fobi olarak da bilinir ve sosyal etkileşimlerden kaçınma ile ilişkilidir.

Özgül Fobi: Belirli nesneler veya durumlar hakkında yoğun, mantıksız bir korku ve kaçınma tepkisi ile tanımlanır. Örnek olarak yükseklik korkusu veya uçak fobisi verilebilir.

Agorafobi: Açık alanlardan veya kalabalık mekanlardan korku ve kaçınma ile belirginleşen bir bozukluktur. Genellikle panik bozukluğu ile birlikte görülür.

Panik Bozukluk
Panik bozukluk, en belirgin şekilde panik atakların görüldüğü bir anksiyete bozukluğu türüdür. DSM-5’e göre, bir kişi panik bozukluğu tanısı alabilmesi için birden fazla beklenmedik panik atak yaşamış olmalıdır. Panik ataklar, bazı semptomlarla karakterizedir:

  • Kalp çarpıntısı, terleme, titreme
  • Göğüs ağrısı veya göğüste rahatsızlık
  • Nefes darlığı veya boğulma hissi
  • Baş dönmesi, bayılma veya sersemlik hissi
  • Ölüm korkusu veya çıldırma korkusu

Anksiyete ve panik bozuklukların tedavisinde farmakoterapi (ilaç tedavisi) ve psikoterapi (konuşma terapileri) gibi yöntemler kullanılır. İlaç tedavisi, antidepresanlar ve anksiyolitikler gibi ilaçları içerebilir. Psikoterapi ise bilişsel-davranışçı terapi (BDT), maruz bırakma terapisi ve rahatlama teknikleri gibi çeşitli terapi yöntemlerini içerebilir.

Tedavi, bireyin özgül durumuna ve semptomlarının şiddetine göre bir ruh sağlığı uzmanı tarafından uyarlanır, doğru tanı ve tedavi için güvenilir bir uzmana başvurmanın önemini unutmamak önemlidir.











Bu yazının tüm hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Yazının tamamı veya bir bölümü; yazarın yazılı izni olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, yayımlanamaz, ticari amaçla kullanılamaz. İzinsiz kullanım halinde yasal işlem başlatılacak olup, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk izinsiz kullanan kişiye aittir.
©psikologecemsercan

KORKUYORUM

FOBİ

Fobiler, genellikle korku ile karıştırılan ancak daha yoğun ve rahatsız edici olan bir tür anksiyete bozukluğu olarak kabul edilir. Fobiler, belirli nesnelere, durumlara veya koşullara karşı belirgin bir korku veya endişe duymakla karakterize edilir. Korku, genellikle aniden ortaya çıkar ve kişinin günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyebilir.

Fobik reaksiyonlar, tehlike düzeyi ve sosyal veya kültürel bağlama orantısızdır. Bu nedenle, kişi belirli bir fobiye sahip olduğunda, bu nesne veya durumdan kaçınırlar veya yoğun bir korku ve endişe ile karşılaşırlar. Bu durum, kişinin sosyal, mesleki veya diğer önemli işlevsellik alanlarında sorunlara yol açabilir.

Fobilerin genellikle en az altı ay boyunca devam ettiği ve başka bir ruhsal bozukluğun semptomlarıyla daha iyi açıklanamayacağı kabul edilir. Örneğin, takıntılı düşünceler veya travmatik olayların hatırlatıcıları gibi diğer zihinsel sağlık sorunlarıyla karıştırılmamalıdır.

Yaygın Fobi Türleri
Fobiler çok çeşitli nesnelere veya durumlara odaklanabilir.

Yükseklik Korkusu (Akrofobi): Akrofobik bireyler, yüksek yerlere yaklaşmaktan, köprüleri geçmekten veya merdivenleri tırmalamaktan kaçınırlar. Bu fobi, yaşam boyu yaklaşık %6.4’lük bir yaygınlığa sahiptir.

Uçak Korkusu: Uçak fobisine sahip bireyler, uçağa binmekten kaçınırlar ve uçuş sırasında şiddetli bir düşme korkusu yaşarlar. Bu fobi, uçak yolculuklarının uzun süreli alternatiflerini tercih etmeye neden olabilir.

Sosyal Fobi (Sosyal Anksiyete Bozukluğu): Topluluk önünde konuşma, topluluk içinde bulunma veya sosyal etkileşimlerden duyulan aşırı korku ve endişeyi içeren bir durumdur. Bu fobi, kişinin sosyal yaşamını olumsuz etkileyebilir.

Kapalı Alan Korkusu (Klostrofobi): Kapalı veya dar alanlardan korkma durumunu ifade eder. Bu fobi, nefes almada zorluk, terleme ve panik atak gibi fiziksel semptomlarla ilişkilendirilebilir.

Yabancı Korkusu: Yabancılardan veya yabancı kabul edilen nesnelerden duyulan korku veya nefreti ifade eder. Bu tür fobi, ırkçılığı içeren aşırı önyargıları içerebilir.

Yutma Korkusu: Bir şey yutarken boğulma korkusu yaşayan kişilerde görülür. Bu fobi, yemek yeme ve içme alışkanlıklarını olumsuz etkileyebilir ve kilo kaybına yol açabilir.

Örümcek Fobisi (Araknofobi): Örümcekler ve akrepler gibi böceklerden korkma durumunu ifade eder. Bu fobi, kişinin belirli alanlarda kendini rahatsız hissetmesine neden olabilir.

Fobilerin Tedavisi
Fobilerin tedavisi, genellikle bilişsel davranışçı terapi (BDT) ile yapılır. Uygun tedavi ile fobiler yönetilebilir. Tedaviye erken başlamak önemlidir.

Alıştırma/Maruz Bırakma terapi yöntemi, kişinin korktuğu nesne veya durumla yavaşça ve güvenli bir şekilde karşılaşmasını içerir. Bu, kişinin korkularıyla yüzleşmesine yardımcı olur ve tepkilerini kontrol etmeyi öğrenmelerine olanak tanır.

Bilişsel Terapi (BT) kişinin düşünce kalıplarını ve inançlarını incelemeyi ve olumsuz düşünceleri değiştirmeyi hedefler. Bu, fobik reaksiyonların altında yatan düşünsel süreçleri anlamalarına yardımcı olabilir.

Bazı durumlarda, antidepresanlar veya anksiyolitik ilaçlar gibi ilaçlar fobilerin semptomlarını hafifletmek için kullanılabilir. Ancak, ilaç tedavisi genellikle diğer terapilerle birleştirilir.

Fobilerin tedavisi, kişinin spesifik ihtiyaçlarına ve fobisinin türüne bağlı olarak değişebilir. Tedavi, bir uzman psikolog veya psikiyatrist tarafından yönlendirilmelidir. Erken tedavi, diğer anksiyete bozuklukları veya komorbid durumların gelişmesini önlemeye yardımcı olabilir.











Bu yazının tüm hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Yazının tamamı veya bir bölümü; yazarın yazılı izni olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, yayımlanamaz, ticari amaçla kullanılamaz. İzinsiz kullanım halinde yasal işlem başlatılacak olup, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk izinsiz kullanan kişiye aittir.
©psikologecemsercan