OKUL SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

Okul Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Veliler, okulun eğitim felsefesini ve uygulanan müfredatı incelemelidir. Okulun hedefleri, öğretim yöntemleri ve değerlere yaklaşımı, çocuğun gelişiminde büyük rol oynar. Montessori, Reggio Emilia veya geleneksel eğitim yaklaşımlarını göz önünde bulundurmak faydalı olacaktır.

Okulun fiziksel ortamı, çocukların öğrenme deneyimini etkiler. Sınıfların büyüklüğü, oyun alanları, kütüphane ve laboratuvar gibi olanaklar incelenmelidir. Güvenli ve ferah bir ortam, çocuğun okulda daha iyi hissetmesini sağlar.

Öğretmenlerin eğitim durumu, deneyimi ve pedagojik yeterlilikleri önemlidir. İyi bir öğretmen, sadece akademik başarı değil, aynı zamanda duygusal ve sosyal gelişim için de destek olmalıdır. Sabırlı, empatik ve iletişim becerileri güçlü öğretmenler tercih edilmelidir.

Okulun velilerle olan iletişimi ve aile katılımı politikaları, çocuğun gelişimini destekler. Velilere düzenli bilgilendirme yapılması ve etkinliklere katılım teşvik edilmelidir.

Öğretmende Aranması Gereken Özellikler

Öğretmenin, öğrencilerle iyi bir iletişim kurabilmesi ve onların duygusal ihtiyaçlarını anlayabilmesi çok önemlidir.

Öğretmenin kendi branşında derinlemesine bilgi sahibi olması, öğrencilerin öğrenme süreçlerini olumlu etkiler.

Öğretmenin, farklı öğrenme stillerine uygun yöntemler geliştirmesi ve gerektiğinde esnek olabilmesi gerekmektedir.

İyi bir öğretmen, mesleki gelişime önem verir, güncel eğitim teknikleri ve pedagojik yöntemleri takip eder.

Çocuğun Okulu Sevip Sevmediğini Anlama

Çocuğun okula gitme isteği, sabahları okula hazırlanma süreci ve okuldan döndüğünde gösterdiği ruh hali, okul sevme veya sevmeme konusunda önemli ipuçları verir.

Çocuğun okulda neler yaptığını, arkadaşlarıyla ilişkilerini ve öğretmenleri hakkında nasıl konuştuğunu dinlemek önemlidir. Olumlu anlatımlar, okulda iyi hissettiğinin göstergesidir.

Çocuğun derslere olan ilgisi, sınıf içindeki katılımı ve ev ödevlerine yaklaşımı, okuldan aldığı faydayı anlamak için değerlendirilebilir.

Çocuğun okul ile ilgili kaygı, stres veya korku gibi duygusal belirtiler göstermesi, okul deneyiminin olumsuz olduğunu gösterir. Bu durumlarda, okul ile iletişim kurmak ve destek aramak önemlidir.

Okul seçimi, çocuğun gelişimi üzerinde uzun vadeli etkileri olan önemli bir karardır. Velilerin, çocuklarının ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak bilinçli bir seçim yapmaları, çocuklarının akademik ve sosyal gelişimlerini olumlu yönde etkileyecektir. Unutulmamalıdır ki, her çocuğun farklı ihtiyaçları ve öğrenme stilleri vardır; bu nedenle, bireysel farklılıklar göz önünde bulundurulmalıdır.

Anaokulu seçerken dikkat edilmesi gereken önemli noktalar:

Anaokulunun benimsediği eğitim yaklaşımını (Montessori, Reggio Emilia, geleneksel vb.) araştırmak, çocuğunuzun öğrenme tarzına uygun bir ortam bulmanıza yardımcı olur.

Okulun fiziksel koşulları, güvenliği ve hijyen standartları önemlidir. Sınıfların büyüklüğü, oyun alanları, tuvaletler ve genel temizlik durumu göz önünde bulundurulmalıdır.

Öğretmenlerin eğitim durumu, deneyimi ve çocuk gelişimi konusunda bilgileri önemlidir. İyi bir öğretmen, çocuklara sadece akademik değil, duygusal ve sosyal destek de sağlar.

Yaratıcı ve etkileşimli öğretim yöntemleri, çocukların öğrenme motivasyonunu artırır. Oyun temelli öğrenme gibi yöntemlerin kullanılıp kullanılmadığını kontrol edin.

Okulun velilerle olan iletişimi ve etkinliklere katılım konusunda sağladığı imkanlar önemlidir. Düzenli bilgilendirme ve geri bildirim mekanizmaları arayın.

Arkadaşlık ilişkileri ve sosyal etkileşimlerin teşvik edildiği bir ortam, çocukların gelişimi için kritik öneme sahiptir. Diğer ailelerle iletişim kurmak, okulun sosyal atmosferi hakkında bilgi verebilir.

Ders programı, sanat, müzik, spor gibi ek aktiviteleri kapsayıp kapsamadığına bakılmalıdır. Çocukların farklı alanlarda keşfetmesine olanak tanıyan bir program tercih edilmelidir.

Okulun güvenlik politikaları, acil durum planları ve genel güvenlik önlemleri gözden geçirilmelidir. Çocukların güvenliği her zaman öncelikli olmalıdır.

Okulun ücretleri ve ek maliyetler hakkında bilgi edinmek, bütçenizi planlamanızı kolaylaştırır. Kalite ve maliyet dengesine dikkat edin.

Okulu tercih eden diğer velilerin deneyimlerini dinlemek, okul hakkında daha fazla bilgi edinmenize yardımcı olabilir. Güçlü bir topluluk, okul deneyimini olumlu etkileyebilir.

İlkokul ve ortaokul seçerken dikkate almanız gereken önemli noktalar:

Özellikle STEM, sanat veya yabancı dil gibi alanlardaki önceliklerinizi değerlendirin.

Okulun sunduğu kulüpler, spor takımları, sanat ve bilim projeleri gibi ek aktiviteler, öğrencilerin farklı alanlarda yeteneklerini geliştirmesine olanak tanır.

Okulun akademik başarıları, mezunlarının aldığı ileri eğitim fırsatları ve liseye geçişteki başarı oranları incelenmelidir.

Okulun konumu, ulaşım kolaylığı ve güvenliği, günlük yaşamı etkileyebilir. Özellikle çocukların okula nasıl gidip geleceği dikkate alınmalıdır.

Lise seçerken dikkat etmeniz gerekenler

Okulun eğitim yaklaşımını (geleneksel, fen bilimleri, sosyal bilimler, sanat vb.) ve sunulan programları inceleyin. Çocuğunuzun ilgi alanlarıyla uyumlu bir okul seçmek önemlidir.

Okulun akademik başarıları, mezunlarının hangi üniversitelere gittiği ve genel olarak yüksek öğrenim için sağladığı fırsatlar değerlendirilmeli.

Sınıfların, laboratuvarların, kütüphanelerin, spor alanlarının ve diğer sosyal olanakların kalitesi incelenmelidir. İyi bir fiziksel ortam, öğrenme sürecini destekler

Üniversite seçerken

İlgilendiğiniz alanda sunulan programlar ve bölümler hakkında bilgi edinmek önemlidir. Eğitim kalitesi, müfredat içeriği ve derslerin içeriği araştırılmalıdır.

Üniversitenin genel akademik başarısı, mezunlarının kariyer başarıları ve üniversitenin sektördeki itibarı göz önünde bulundurulmalıdır. Sıralamalar ve akreditasyonlar da önemli faktörlerdir.

Bölümdeki öğretim üyelerinin deneyimleri, uzmanlık alanları ve araştırma faaliyetleri, öğrencilerin eğitim kalitesini etkiler. İyi bir öğretim kadrosu, öğrencilere mentorluk yapabilir.

Kariyer danışmanlığı, akademik destek, danışmanlık ve psikolojik destek gibi öğrenci hizmetlerinin varlığı, öğrencilerin üniversite hayatında daha iyi bir deneyim yaşamasına yardımcı olur.

Üniversitenin sosyal atmosferi, öğrenci kulüpleri ve sosyal etkinlikler, sosyal becerilerin gelişimi ve arkadaşlık ilişkileri için önemlidir. Öğrencilerin sosyal hayatına katılımı teşvik eden bir ortam arayın.

Üniversitenin bulunduğu şehir veya bölge, yaşam maliyetleri, ulaşım imkanları ve yaşam kalitesi açısından değerlendirilmelidir. Yerleşke içinde ve dışında ulaşımın kolay olması önemlidir.

Ücretler, burs olanakları, yaşam masrafları ve finansal destek imkanları hakkında bilgi edinmek, bütçenizi planlamanıza yardımcı olur. Burs veya kredi seçeneklerini de araştırın.

Üniversitenin mezunlarıyla kurulan ağlar ve iş bulma oranları, mezuniyet sonrası kariyer fırsatları açısından önemlidir. Mezunlar derneği gibi yapılar, bağlantılar kurmanıza yardımcı olabilir.

Kendi akademik ve kariyer hedeflerinizi, değerlerinizi ve yaşam tarzınızı göz önünde bulundurarak bir üniversite seçmek, daha tatmin edici bir deneyim sağlar.













Telif Hakkı Uyarısı:
Bu yazının tüm hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Yazının tamamı veya bir bölümü; yazarın yazılı izni olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, yayımlanamaz, ticari amaçla kullanılamaz. İzinsiz kullanım halinde yasal işlem başlatılacak olup, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk izinsiz kullanan kişiye aittir.
©psikologecemsercan

SANAL ARKADAŞLIKLAR

Bu yazımda son zamanlarda klinik pratiğimde ve okullarda gözlemlediğim bir konuya odaklanmak istiyorum. Özellikle ergenler arasında, yüz yüze buluşmak yerine online platformları tercih etme eğilimi giderek artıyor. Bu değişimin nedenlerini, sanal arkadaşlıkların artılarını ve eksilerini, aynı zamanda beraberinde getirdiği tehlikeleri birlikte inceleyelim isterim.

Ergenlerin yüz yüze buluşma yerine online’ı tercih etmelerinin birkaç nedeni olabilir. Birincisi, teknolojinin hızla gelişmesi ve internetin yaygınlaşmasıyla birlikte sanal ortam hem kolay erişilebilir hem de kullanımı kolay bir hale geldi. Artık hemen hemen herkesin bir akıllı telefon veya bilgisayara erişimi var ve bu da online dünyayı daha çekici hale getiriyor.

İkincisi, online platformlar, sosyal etkileşimleri kontrol etme ve filtreleme olanağı sunar. Sanal ortamda, kendilerini daha rahat ifade edebilirler ve sosyal çekingenlikleri veya özgüven eksiklikleri olan bireyler için daha güvenli bir alan oluşmuş gibi hissettirebilir. Ayrıca, internet üzerinden gerçekleşen iletişim, zaman ve mekan sınırlamalarını ortadan kaldırarak, daha fazla esneklik sağlar.

Sanal arkadaşlıkların artılarından biri, çeşitlilik ve farklı kültürlerle tanışma imkanıdır. Online platformlar, farklı bölgelerden insanlarla iletişim kurma ve onların yaşam tarzlarını, düşüncelerini ve deneyimlerini öğrenme fırsatı sunar. Bu, ergenlerin dünya görüşlerini genişletirken empati yeteneklerini geliştirebilir.

Bununla birlikte, sanal arkadaşlıkların bazı eksileri ve tehlikeleri de var.

Birinci eksiklik, yüz yüze etkileşimlerin yerini tutamaması. “Medya Zenginliği Teorisi”ne göre, çevrimiçi etkileşimler arttıkça yüz yüze iletişimleri azalabilir. Gerçek dünyada, göz teması, beden dili ve ses tonu gibi iletişim unsurları sanal ortamda kaybolur ve iletişim karmaşıklaşır.

İkinci eksiklik, sanal arkadaşlıkların yalnızlık hissini artırabilmesidir. “Sosyal İzolasyon Teorisi”, sanal arkadaşlıkların ergenlerin sosyal bağlantılarını zayıflatabileceğini ve yalnızlık hissini artırabileceğini öne sürmektedir. Sanal ortamda, insanlar kendilerini daha izole hissedebilirler ve gerçek bağlantılar yerine yüzeysel ilişkilere yönelebilirler. Bu durum, ergenlerin sosyal becerilerini geliştirmesini engelleyerek sosyal destek ağlarının zayıflamasına neden olmaktadır.

İnternet üzerindeki tanışma platformları, kişisel bilgilerin kötüye kullanılma riskini beraberinde getirebilmekte. Ergenler, online ortamda tanıştıkları kişilerin gerçek kimliklerini doğrulamakta zorlanabilir ve yanlış bilgilendirme veya dolandırıcılık gibi risklerle karşılaşabilir. Bu nedenle 18 yaş altı bireylerin aileleri ile iletişimde kalmaları sağlanmalı ve alan tanınmalıdır.

Pandemi sürecinde ise online eğitim ve üniversite arkadaşlıklarının sanal ortamda başlamasıyla birlikte tüm bu konuştuklarımızın etkilerini daha da belirgin gözlemlemeye başladık. Öğrenciler, yüz yüze etkileşim yerine ekranlar aracılığıyla iletişim kurma zorunluluğuyla karşılaştılar. Bu durum, bazı öğrencilerin sosyal izolasyon ve motivasyon eksikliği gibi sorunlarla mücadele etmelerine neden oldu.

Ergenlerin sanal arkadaşlıkları sağlıklı bir şekilde yönetmeleri için ebeveynler, eğitimciler ve toplum kuruluşları birlikte çalışmalıdır. Bilinçlendirme eğitimleri düzenlemek, sosyal becerilerin geliştirilmesini desteklemek, sınırlar belirlemek, örnek olmak ve destek ağlarını güçlendirmek önemlidir. Bu adımlar, ergenlerin sanal ortamda sağlıklı ve güvenli ilişkiler kurmalarına yardımcı olurken, gerçek dünyadaki bağlantılarını da güçlendirmelerine destek olur.

Unutmayalım ki, teknoloji günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçasıdır, ancak gerçek bağlantılar ve yüz yüze iletişim de insan sağlığı ve mental refahı için hayati öneme sahiptir. Sağlıklı ve dengeli bir şekilde sanal dünya ile gerçek dünya arasında köprüler kurarak, sosyal ve duygusal gelişime katkıda bulunabiliriz.











Bu yazının tüm hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Yazının tamamı veya bir bölümü; yazarın yazılı izni olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, yayımlanamaz, ticari amaçla kullanılamaz. İzinsiz kullanım halinde yasal işlem başlatılacak olup, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk izinsiz kullanan kişiye aittir.
©psikologecemsercan