ORTADAN KAYBOLMA İSTEĞİ

Ortadan sosyal çevreden kaybolma isteği, psikolojik açıdan incelendiğinde çeşitli nedenlere dayanabilir.

Bazı insanlar, sosyal etkileşimler sırasında kaygı duyarlar. Bu tür bireyler, sosyal çevrelerinden uzaklaşma isteği duyabilirler çünkü bu istek, kaygılarından kaçmalarını sağlayabilir. Sosyal kaygı, sosyal etkileşimlerden kaçınma isteği doğurabilir.

İçe dönük kişilik özelliklerine sahip olanlar, sosyal etkileşimler yerine kendi iç dünyalarını tercih edebilirler. Bu bireyler için, sosyal çevreden kaybolma isteği, kendi başlarına olmanın daha rahatlatıcı olduğu bir şekilde ifade edilebilir.

Yoğun iş veya sosyal yaşamı nedeniyle tükenmişlik yaşayan kişiler, zaman zaman sosyal çevreden uzaklaşma isteği duyabilirler. Bu, kişinin enerji toplamasını ve kendini yeniden şarj etmesini sağlar.

Bir kişi, yakın zamanda travmatik bir olay veya zor bir dönem yaşamışsa, bu kişi sosyal çevresinden kaçma isteği duyabilir. Sosyal etkileşimler, kişinin bu duygusal zorluklarla başa çıkma kapasitesini aşabilir.

Bazı insanlar, yoğun sosyal etkileşimlerden veya uyarıcılardan hızla yorulabilirler. Bu kişiler için, sosyal çevreden uzaklaşma isteği, duyusal duyarlılıklarını dengelemek amacı taşıyabilir.

Düşük öz saygıya sahip bireyler, sosyal çevrelerinde kendilerini yetersiz veya kabul edilmemiş hissedebilirler. Bu nedenle, bu kişiler sosyal etkileşimlerden kaçma isteği duyabilirler.

Bazı insanlar, yaratıcı düşünme ve kişisel refahlarını artırmak için yalnız kalmayı tercih ederler. Bu tür kişiler için, sosyal çevreden uzaklaşma, düşünme ve yaratıcılık fırsatları yaratma amacını taşır.

Bazı insanlar, bağımsızlık ve kendi yaşamlarını kontrol etme isteğiyle doludur. Bu kişiler, sosyal çevreden uzaklaşma isteği duyarak kendi başlarına kararlar almak ve kontrol sahibi olmak isterler.

Günümüzde, dijital dünya her zamankinden daha baskın hale gelmiştir. Sosyal medya platformları, insanların sürekli olarak kendilerini gösterme ve diğerlerini izleme fırsatı sunar. Bu sürekli teşhir, bireylerin kendilerini sürekli olarak başkalarıyla karşılaştırmalarına yol açabilir. Bu karşılaştırmalar, özsaygıyı etkileyebilir ve bir kişinin “kaçma” isteği doğurabilir. Sosyal medya kullanıcıları, sıklıkla diğer insanların gönderilerini gördüklerinde kendilerini onlarla karşılaştırma eğilimindedir. Kişisel tatmin düzeyini düşürebileceği gibi bu düşüş, kişinin ortadan kaybolma isteğinin temelini oluşturabilir. Dijital dünya, sık sık kaçma veya kendini gizleme isteği yaratabilir. Bu, bireylerin sosyal medya platformlarından veya çevrimiçi dünyadan tamamen çekilme düşüncesine yol açabilir. Kişi stresi ve kaygıyı azaltma amacı taşıyor olabilir.

Sosyal medya platformlarının bağımlılık yapıcı özellikleri, bireyleri sürekli olarak bu platformlarda vakit geçirmeye yönlendirebilir. Bu bağımlılık, bireylerin sosyal medyayı kapatma isteğini tetikleyebilir. Sosyal medyanın kullanımı, beynin ödül sistemini aktive edebilir. Her beğeni, yorum veya paylaşım, beyinde dopamin salınımına yol açar. Bu dopamin salınımı, sosyal medyanın bağımlılık yapıcı etkilerini artırabilir ve kişinin sürekli olarak bu platformları kontrol etme isteğini artırabilir. Sosyal medya kullanıcıları sıklıkla bilinçsizce içerik tüketirler. Bu, saatlerce ekran başında geçirilen zamanı artırabilir ve kişinin sosyal medyayı kapatma isteği doğurabilir.

Gizlilik ve internet güvenliği endişeleri, insanların sosyal medyayı kapatma isteği duymalarına yol açabilir. Son yıllarda veri ihlalleri ve kişisel bilgilerin kötüye kullanılması haberlerinin artması, bireylerde sosyal medya platformlarına güvensizlik yaratmıştır. Bu güvensizlik, kullanıcıların hesaplarını kapatma isteği duymalarına neden olabilir. İnternet kullanıcıları, dijital ayak izlerini kontrol etme ve silebilme arzusuyla sosyal medyayı kapatma isteği duyabilirler. Bu, kişisel gizliliği ve dijital kimliği koruma amacı taşır.

Unutulmaması gereken şey, bu isteklerin kişiden kişiye değişebileceği ve herhangi bir kişisel veya psikolojik nedenin farklı kişileri farklı şekillerde etkileyebileceğidir. Eğer bu tür bir ortadan kaybolma isteği, kişinin yaşamını olumsuz etkiliyorsa veya uzun süreli ise, bir psikolog ile görüşmek yardımcı olabilir.













Telif Hakkı Uyarısı:
Bu yazının tüm hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Yazının tamamı veya bir bölümü; yazarın yazılı izni olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, yayımlanamaz, ticari amaçla kullanılamaz. İzinsiz kullanım halinde yasal işlem başlatılacak olup, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk izinsiz kullanan kişiye aittir.
©psikologecemsercan

ZORBALIĞA UĞRUYORUM

Zorbalık, bir kişinin kasıtlı olarak bir başkasına fiziksel veya duygusal zarar verme girişimidir. Zorbalık, farklı biçimlerde ortaya çıkabilen bir davranıştır. Zorbalık türleri arasında çeşitli benzerlikler olabilir ve bir kişi birden fazla türde zorbalığa maruz kalabilir. Ayrıca, zorbalık genellikle bir güç dengesi sorununu yansıtır ve kurbanın savunmasız olduğu durumları içerebilir; bu nedenle müdahale edilmesi önemlidir.

Fiziksel Zorbalık
Şiddet içeren fiziksel temas veya saldırılar.
Vurma, itme, tekmeleme gibi davranışlar.

Sözlü Zorbalık
Sözcükler veya dil kullanarak kişiyi aşağılama, küçümseme veya incitme.
Hakaret etme, alay etme, tehdit etme.

Duygusal Zorbalık
Kişinin duygusal refahını kasıtlı olarak etkileyen davranışlar.
Manipülasyon, duygusal şantaj, sürekli eleştiriler.

Sosyal Zorbalık
Bireyi toplum içinde dışlama veya itibarını zedeleme.
Dedikodu yayma, arkadaşlarından soyutlama.

Cinsel Zorbalık
Cinsel içerikli taciz veya saldırı.
Cinsel dokunma, cinsel sözlü taciz, cinsel şantaj.

Siber Zorbalık
Dijital platformlarda gerçekleşen zorbalık.
Saldırgan mesajlar, çevrimiçi tehditler, hakaret içeren paylaşımlar.

Irkçı veya Etnik Zorbalık
Kişinin ırk veya etnik kökenine dayalı saldırgan davranışlar.
Ayrımcı dil kullanma, etnik köken üzerinden hakaret etme.

Dini Zorbalık
Kişinin dini inançlarına yönelik saldırgan davranışlar.
Dinî aşağılama, dini inançlara hakaret etme.

Homofobik veya Transfobik Zorbalık
Cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği temelli saldırganlık.
Homofobik söylemler, LGBTQ+ bireylere yönelik ayrımcılık.

Akademik Zorbalık
Eğitim veya iş ortamlarında gerçekleşen zorbalık türü.
Sözlü aşağılama, başkalarını küçümseme, başarılarına sürekli olarak engel olma.

Okulda zorbalık, genellikle bir veya daha fazla öğrencinin diğer bir öğrenciye karşı sistematik olarak kötü davranışlar sergilemesiyle tanımlanır. Bu kötü davranışlar şunları içerebilir: hakaret etme, tehdit etme, dışlama, fiziksel saldırı ve internet üzerinden siber zorbalık.

Okulda zorbalığa uğramak, hem duygusal hem de fiziksel sağlığınıza zarar verebilecek ciddi bir sorundur. Zorbalık, uzun vadeli etkileri olan bir travma türü olabilir ve bu nedenle bu konuda ciddi bir şekilde ele alınmalıdır.

Zorbalığa uğramak, birçok olumsuz etkiye neden olabilir:

Duygusal Sorunlar: Zorbalık mağdurları genellikle düşük öz saygı, depresyon, anksiyete ve intihar düşünceleri gibi duygusal sorunlar yaşayabilirler.

Akademik Başarısızlık: Zorbalık, öğrencilerin okulda başarısız olmalarına neden olabilir. Mağdurlar, okula gitmekten kaçınabilirler veya okulda konsantre olmakta zorlanabilirler.

Sosyal İzolasyon: Zorbalık mağdurları sıklıkla diğer öğrencilerden izole edilirler ve arkadaşlık ilişkileri zarar görür. Kendilerini dışlanmış hissedebilirler.

Fiziksel Sağlık Sorunları: Stres ve anksiyete, fiziksel sağlık sorunlarına yol açabilir. Baş ağrıları, mide rahatsızlıkları ve uyku sorunları gibi fiziksel bulgular ortaya çıkabilir.

Zorbalığa uğruyorsanız veya biri bu durumla karşı karşıyaysa, aşağıdaki adımları düşünmeli ve uygulamalısınız:

Zorbalığa uğramak, duygusal ve fiziksel sağlığı olumsuz etkileyen ciddi bir durumdur. Bu zorlayıcı durumu ele almak ve korunmak için aşağıdaki adımları düşünmek ve uygulamak önemlidir

Zorbalığa uğradığınızı fark etmek ve durumu tanımlamak ilk adımdır. Zorbalık genellikle açık ve belirgin olmayabilir. Ancak, sürekli olarak kötü muamele gördüğünüzü hissediyorsanız, durumu kabul etmek önemlidir. Bu gerçeği kabullenmek, etkileşimleri değerlendirme ve çözüm arama sürecine geçiş yapmanıza yardımcı olabilir.

Zorbalıkla başa çıkmak için yalnız olmamanız önemlidir. Aile üyeleri, arkadaşlar, öğretmenler veya bir danışman gibi güvendiğiniz kişilere durumu anlatın. Destek, duygusal yükü hafifletebilir ve çözüm yolları bulmanıza yardımcı olabilir.

Zorbalık, mağdurların kendi değerlerini sorgulamasına neden olabilir. İçselleştirilmiş inançları incelemek ve olumsuz düşünce kalıplarını tanımlamak, olumlu bir benlik algısı oluşturmada yardımcı olabilir.

Kendinizi güvende hissetmediğiniz bir ortamda, zorbalığa karşı koymak zor olabilir. Güvende hissettiğiniz bir yer bulun. Aile üyeleri, güvendiğiniz arkadaşlar veya destek grupları gibi güçlü bir sosyal destek ağı oluşturmak, duygusal dayanıklılığı artırabilir ve izolasyonun etkilerini azaltabilir.

Zorbalık durumlarını yazılı veya diğer şekillerde belgeleyin. Bu, durumu başkalarına anlatmak veya gerekirse hukuki adımlar atmaktan önce önemli kanıtlar sağlar. Eğer zorbalık bir okul veya iş ortamında gerçekleşiyorsa, durumu ilgili yetkililere bildirin. Okul müdürü, öğretmenler veya işyeri yönetimi gibi kişilere başvurarak durumu çözme sürecini başlatın. Zorbalığı okul yetkililerine veya ailenize bildirin. Zorbalıkla başa çıkmak için yetişkin desteği önemlidir. Bir ruh sağlığı uzmanından destek almak yardımcı olabilir. Güvendiğiniz arkadaşlarınızla ve öğretmenleriniz ile konuşabilir, okulda zorbalığı durdurmayı hedefleyen programlar ve eğitimlerin yaygınlaştırılmasını talep edebilirsiniz. Okul yetkilileri bu tür programlara katılmaları için teşvik edilmelidir. Eğer durum ciddi ise ve kişisel güvenliğiniz tehdit altındaysa, hukuki yardım almayı düşünün. Polise başvurmak veya bir avukattan destek almak, hukuki haklarınızı korumanıza yardımcı olabilir.

Sınırlarınızı belirlemek ve korumak, kişisel gücünüzü artırabilir. Zorbalıkla başa çıkmak için profesyonel yardım almayı düşünün. Bir terapist, duygusal olarak destek sağlayabilir ve başa çıkma stratejileri konusunda rehberlik edebilir. Duygusal düzenleme becerilerini güçlendirmek, zorbalıkla başa çıkmada önemlidir. Olumsuz duyguları tanıma, ifade etme ve uygun şekilde ele alma becerilerini geliştirmek, duygusal iyilik halini destekleyebilir.

Zorbalıkla başa çıkmak karmaşık bir süreç olabilir, bu nedenle destek almak ve önemsiz görünen sağlıklı adımları bile atmak önemlidir. Unutmayın ki, her birey hak ettiği saygı ve güvenliği sağlamak için çaba göstermelidir. Zorbalıkla başa çıkarken, kendinize iyi bakım yapmayı unutmayın. Düzenli olarak dinlenmek, spor yapmak ve hobilerle uğraşmak, duygusal sağlığınızı destekleyebilir. Zorbalıkla mücadele ederken, içsel gücünüzü hatırlayın ve kendinize güveninizi artırın; kendi kendinize olumlu mesajlar vermek, zor zamanlarda güç bulmanıza yardımcı olabilir.

Siber Zorbalık Nedir?

Siber zorbalık, dijital ortamda gerçekleşen kasıtlı saldırgan davranışları tanımlar. Bu davranışlar genellikle kişinin itibarını zedelemek, duygusal acı çektirmek veya birine zarar vermek amacını taşır.

Hakaret, tehdit veya iftira içeren mesajlar veya paylaşımlar. Sosyal medya platformlarında saldırgan yorumlar yapma, aşağılama veya kişisel bilgileri yayma. Bir kişiyi sürekli olarak dijital ortamda takip etme ve rahatsız etme. Kişisel bilgilerin izinsiz paylaşılması veya sızdırılması. Kişinin güvenliği üzerine tehdit içeren elektronik mesajlar.

Siber zorbalık da çağımızda maalesef ki oldukça yaygın, kişisel bilgilerinizi paylaşmaktan kaçının ve siber zorbalığa uğrarsanız bunu yetkililere bildirin.

  • Saldırgan e-postalar, mesajlar veya sosyal medya iletişimi alıyorsanız.
  • İtibarınızın çevrimiçi ortamda hedef alındığını fark ediyorsanız.
  • Sizi izleyen, takip eden veya sürekli olarak sosyal medya aktivitelerinizi gözleyen birinin varlığını fark ediyorsanız.
  • Kişisel bilgilerinizin izinsiz olarak paylaşıldığını veya ele geçirildiğini fark ediyorsanız.

Ciddi zorbalık durumlarında yasal adımlar atılabilir. Bir avukat, bu süreçte size yardımcı olabilir.

Unutmayın ki zorbalık bir suçtur, bu nedenle sessiz kalmamalısınız; duygusal ve fiziksel sağlığınız için yardım arayışında bulunmaktan çekinmeyin.











Bu yazının tüm hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Yazının tamamı veya bir bölümü; yazarın yazılı izni olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, yayımlanamaz, ticari amaçla kullanılamaz. İzinsiz kullanım halinde yasal işlem başlatılacak olup, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk izinsiz kullanan kişiye aittir.
©psikologecemsercan

TOPLUMSAL TRAVMADA SOSYAL MEDYA KULLANIMI

Travma görüntülerinin paylaşılmasının arkasındaki temel motivasyonlar hakkında yazmış olduğum yazıyı okumak için tıklayınız.

Travmatik görüntülere sürekli maruz kalmak, kaygı, depresyon ve travmaya dair duygulanımlara yol açabilir ve ruh sağlığı sorunlarının gelişmesine katkıda bulunabilir.

Bireylerin sosyal medyadaki eylemlerinin yaratabileceği etki konusunda dikkatli olmaları ve videoları paylaşmadan önce videolarda tasvir edilen kişilerin duygularını ve mahremiyetlerini göz önünde bulundurmaları çok önemlidir.

Bu yazı Dr. Ayça Can Uz Muayenehanesi web sitesinde yayınlanmak üzere tarafımca kaleme alınmıştır,
bilginize.