SINAVDAN ÖNCE, SINAV ANINDA VE SINAVDAN SONRA

Lise’den Üniversite’ye Geçiş Sınavı 17 – 18 Haziran’da yapılıyor olacak. Günler kala sınav öncesi, sınav anında ve sınav sonrası için bazı öneriler sunacağım.

Sevgili Öğrenci,

Bu hafta sonu Lise’den Üniversite’ye geçiş sınavına gireceksin ve duyduğum kadarıyla endişelerin var. Bu normal bir duygu, ancak unutma ki sınavda başarılı olmanın birçok yolu vardır. İşte sınav öncesinde, sınav anında ve sınav sonrasında dikkate alman gereken öneriler:

Sınav gününden önce iyi bir planlama yap. Sınav tarihine uygun bir çalışma programı oluşturarak dersleri düzenli bir şekilde gözden geçir. Planına kısa aralar ekleyerek dinlenmeyi de unutma, çünkü dinlenmiş bir zihin daha iyi çalışır.

Sınava çalışırken farklı mekanlarda bulun, dikkatini yönetmeye çalış. Sesler veya ışıklar seni nasıl etkiliyor, deneyimle.

Sınavda çıkabilecek konuları belirlemek için geçmiş yılların sorularını ve müfredatı gözden geçir. Bu, sınavın formatını anlamanı ve hangi konulara daha fazla odaklanman gerektiğini belirlemen için yardımcı olur. Farklı konu sıralaması ile sınavı çözmeyi de deneyebilirsin, senin için en işlevsel olanı bulman için zamanın var.

Sınav başlamadan önce derin nefesler alarak rahatla. Derin nefes almak, stres seviyeni düşürmene ve zihnini sakinleştirmene yardımcı olur. Sakin ve odaklanmış bir zihinle daha iyi düşünebilirsin.

Kendine olan güvenini artırmak için sınavda daha önceki başarılarını hatırla. Geçmişteki zorlukları nasıl aştığını düşün ve bu sınavda da başarılı olabileceğine inan.

Her soruyu dikkatlice oku ve anladığından emin ol. Soruyu tam olarak anlamadan cevaplamaya çalışma. Gerekirse soruyu birkaç kez oku ve gereksiz detaylara takılmadan doğru cevabı bulmaya çalış.

Sınav süresini iyi değerlendir. Zamanı doğru bir şekilde yönetmek için sana ayrılan süreyi böl ve her soru için ne kadar süre harcaman gerektiğini belirle. Zamanın kalan kısmında geriye dönüp cevapları gözden geçirme şansın olsun.

Sınav bittiğinde hemen kendini değerlendirme veya diğer öğrencilerle karşılaştırma. Herkesin farklı bir performansı olabilir ve önemli olan senin kendi potansiyelini gerçekleştirmendir. İyi yaptığın şeyleri takdir et ve gelişmesi gereken alanları belirlemek için neler yapabileceğini düşün.

Sınav stresiyle başa çıkmak için dinlenmeye zaman ayır. Kendine bir ödül ver ve sınav stresinden uzaklaşacak aktiviteler yap. Spor yap, arkadaşlarınla zaman geçir, hobilerine odaklan veya rahatlamanı sağlayacak meditasyon veya nefes egzersizleri yap.

Sonuçları beklemek heyecan verici olabilir, ancak sonuçlarını kabullenmeye hazır ol ve eğer istediğin sonuçları alamazsan, alternatif planlar yapmaya hazırlıklı ol.

Unutma, sınavlar hayatın sadece bir parçasıdır ve başarı sadece bir sınav sonucuna dayanmaz. Sana bu sınavda en iyisini dilerim! Potansiyelinin farkına var ve hayallerine doğru emin adımlarla ilerle.

Ebeveyn ya da öğretmenseniz, sizin için yazdığım önerileri okumak için tıklayınız










Bu yazının tüm hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Yazının tamamı veya bir bölümü; yazarın yazılı izni olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, yayımlanamaz, ticari amaçla kullanılamaz. İzinsiz kullanım halinde yasal işlem başlatılacak olup, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk izinsiz kullanan kişiye aittir.
©psikologecemsercan

”PSİKOLOG OLMAK İSTİYORUM”

”Meslek seçimi mi Üniversite seçimi mi yapmalıyım?” düşüncesinde olan bir çok öğrencinin benimle iletişime geçmesi sonrasında “Psikoloji okursam ne olurum?” sorususunu kendilerine sorduklarında buldukları cevapların yeterli olmadığını gözlemledim. Öncelikle “Psikolog olmak nedir, nasıldır?” sorusuna ait cevaplara bakmalısınız. Psikoloji okuduktan sonra sadece Psikolog ya da Klinik Psikolog olmak zorunda değilsiniz. 

4 sene Psikoloji Lisans eğitimi alarak kendinizi farklı ekolleri tanırken bulabilirsiniz. Yapacağınız Klinik alanındaki stajlar ile hangi ekolün size daha yakın geldiğini deneyimleme imkanınız olabilir. 

Lisans döneminizde Reklamcılık ya da İnsan Kaynakları gibi yolları da kurumlarda bu pozisyonlarda staj yaparak deneyimleyebilirsiniz.

Mezun olduğunuzda “Psikolog olmak istiyorum” diyorsanız, ‘Psikolog nasıl olunur, nedir?’ sorusunun cevaplarına birlikte bakalım;

Psikolog, üniversitelerin 4 senelik Psikoloji Lisans bölümlerinden mezun olan kişiye denir. Birçok üniversite diplomada ”psikoloji mezunu” ibaresi bıraksa da, Türkiye’de 4 yıllık psikoloji bölümünden mezun olan herkes psikolog olarak adlandırılır. Bunun dışında her hangi bir üniversitenin dört yıllık bölümünden mezun olup, bunun üzerine psikolojinin bazı bölümlerinde yüksek lisans yapmış kişiler veya ücret karşılığı bazı eğitimler alıp kendisini terapist diye adlandıran kişiler psikolog değildir.

Psikoloji okuyan herkes Klinik Psikolog mu olur? Hayır.

Klinik Psikoloji, Sosyal Psikoloji, Gelişim Psikolojisi, Adli Psikoloji, Endüstriyel Psikoloji, Spor Psikolojisi gibi alanlarda yüksek lisans ve doktora eğitimleri açılmaktadır, bu alanlarda Lisans eğitiminiz sırasında fikir sahibi olmaya çalışın. Mezun olduğunuzda hangi alanı seçmek istediğinize karar vermenizde yardımcı olacaktır.

Klinik Psikolog olabilmek için akredite edilmiş üniversitelerden birinde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programının koşullarını yerine getirmeniz, başvurmanız ve sınavlarına girerek kabul almanız gerekmektedir.

Klinik Psikoloji Yüksek Lisansınızı hem Türkiye’de hem yurt dışında tamamlayabilirsiniz, fakat içeriğine ve alacağınız unvanın denkliğine dikkat etmelisiniz. Klinik Psikoloji Yüksek Lisansı çoğu okulda Tezli ve Tezsiz olarak ikiye ayrılmaktadır.

Lisans ve Yüksek Lisans eğitimlerinin yanı sıra ekol eğitimi almanız ve staj/asistanlık yapmanız yeterlilik ve beceri kazanmanız açısından değerlidir. Bu eğitimlerin süreleri aldığınız kurum ya da kişiye göre farklılık göstermektedir. Bazı eğitimler 2-3 yıl, bazıları ise 10 yıl sürmektedir. 2 hatta bir günde verilen terapi eğitimlerine özellikle sosyal medyada sıkça rastlanır, fakat bu eğitimlerin size belki bakış açısı kazandırmak dışında farklı bir değeri olmayacaktır.

Ekol eğitimlerinin en uzun sürenleri genelde Psikodinamik Psikoterapilerdir. Psikodinamik terapinin yanı sıra, Bilişsel Davranışçı Terapi, Varoluşçu Psikoterapi, Lego Terapi, Psikodrama ve çocuklarla çalışan psikologlar için Oyun Terapileri gibi bir çok farklı ekol ve alanda eğitim vardır. Her terapi ekolünün Psikodinamik ve Bilişsel Davranışçı terapiler gibi kendine has yöntem ve uygulamaları bulunmaktadır. Psikolog olarak bu terapi ekollerinden hangisini seçeceğinize siz karar verirsiniz.

Umuyorum ki herkes kendisini en mutlu hissettiği, kendisine en uygun olan mesleği seçme şansı bulur ve bu alanda doğru seçimlerle donanımlanarak hayatını sürdürebilir.

Bana pskecemsercan@gmail.com adresinden ulaşarak alanla ilgili farklı konularda sorularınızı yöneltebilirsiniz.

Sevgiler, Psk. Ecem Sercan





Telif Hakkı Uyarısı:
Bu yazının tüm hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Yazının tamamı veya bir bölümü; yazarın yazılı izni olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, yayımlanamaz, ticari amaçla kullanılamaz. İzinsiz kullanım halinde yasal işlem başlatılacak olup, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk izinsiz kullanan kişiye aittir.
©psikologecemsercan