Türkiye’de çoğu kişinin son zamanlarda meraklandığı bir konu olan Kollektif Travma aslında nedir?
Travma, bireyin fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü derinden tehdit eden olay ya da durumdur. Kolektif travma ise çeşitli travmatik deneyimleri kapsayabilir, savaşlar, doğal afetler, toplu katliamlar, terörizm, salgın hastalıklar, kıtlık veya şiddetli yoksulluk bunlar arasında yer alabilir.
Toplumsal olarak paylaşılan ortak acılar, toplumun ruh sağlığını etkiler. Bir toplumdaki bireylerin geçmişlerini kolektif bir şekilde ortak anlamlarla hatırlamalarına ise kolektif hafıza denir. Kişilerin aynı zaman diliminde onlara ya da başkasına zarar veren bir olaya tanıklık etmeleri aslında birbirlerinin ne yaşadığına dair gözlemin ötesinde bir empati sağlamaktadır.
Ailemizdeki kişilerin yaşadıklarına dair duyumlarımızın hayatımıza etkisi olur mu? Tabii ki evet. Duyu organlarımızın herhangi biri ile küçük yaşlarımızdan itibaren anımsadığımız bu anılar başkalarının anısı olmaktan çıkar ve bizim anımız haline dönüşebilir.
Başkasının hayatını yaşamaktan çok başkasının korkusunu yaşamak seanslarda en çok çalıştığımız konulardandır. Yaşananları anlamlandırabilmek ve travma ile birlikte kayıpların yasının tutulması bu süreçte gerçekleşir. Yaşananların nedenine dair bir anlam geliştirebilmemiz, travmanın etkileri ile baş etmemizde ilk adımdır.
Bu sebeple travmatik olayların bizleri nasıl etkileyebileceği ile ilgili bilgi edinmemiz önemlidir.
Farklı ekollerin farklı bakış açıları ile tedavi sunduğu bir alan olması ile birlikte, Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT/BDT/KDT) kollektif travmalara kollektif biliş üzerinden bakar, kendinize dair ya da çevreye dair olan inanışlarınızı gözlemlemenizi ve sorgulamanızı sağlar.
Travma sonrasında yitirdiğimiz kimlikler ya da rutinler olabilmektedir, yaşantıları anlamlandırarak hayatımızda yer edineceğini kabul etmek ve onlara yer açmak kişinin hayatı algılayışı, kendi benlik algısı ve kişiler arası iletişimindeki doğan problemlerin çözümlenmesini sağlar.
~~~
📩pskecemsercan@gmail.com
Bu yazının tüm hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Yazının tamamı veya bir bölümü; yazarın yazılı izni olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, alıntılanamaz, yayımlanamaz, ticari amaçla kullanılamaz. İzinsiz kullanım halinde yasal işlem başlatılacak olup, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk izinsiz kullanan kişiye aittir.
©psikologecemsercan
